24 Mart 2010 Çarşamba

=)

s barıştı...uzun bir aradan sonra özet olarak verebileceğim yegane haber bu sanırım..ve bu olaylardan sonra bir dostumu daha kaybettim..dobracılığın ve yancılığın kaçınılmaz sonucunu hazmetmeye çalışmak ise  ben gibi vurdumduymaz bir insan için bile zor..kolay mı her şeyimi paylaştığım ve bakışının telinden hisseler kaptığım bir insanı piçin teki uğruna kaybetmek..ama kadınların zayıflığı bu işte..hayatlarını bir erkeğin ellerine bırakmak ve yönlendirilmesini izlemek, her kadın için işin kolayına kaçmak kaçınılmaz bir gerçek,bunu fark ediyorum..dostlukmuş,arkadaşlık bir yere kadarmış,her tecrübe sonrası sikiim böyle işi demek ise benim yaptığım en rahat tepkimem..halbuki ben şimdiye kadar kaç erkek arkadaşımı dostlarım uğruna bir çırpıda harcamış,üzerime getirilmeye çalışılan kısıtlamaları hassiktir ordan diyerek dostlarımın lehine çevirmişimdir,lakin karşımda dost diye kırıtan her dostum bu son olaydaki piç uğruna beni bir çırpıda harcayan s gibi faturamı kesmiştir...peki yenen onca kazıktan sonra bu tarz hallerime dur diyecek miyim?..katii surette hayır tabii ki..aynı dili konuştuğum,sikik erkekleri dostu uğruna bir kalemde çizebilecek kanki bulacağım birgün  elbet,buna inancım tam..yediğim kazıklar hiçbir zaman tecrübe haneme yazılmaz benim...nice kazığı yemeye devam edebilirim,ama ben buyum hiç bir zaman değişmeyeceğim...s,sana rağmen değişmeyeceğim..bir daha boynuz yersen şayet,kapım yine sonuna kadar sana açık..en kısa zamanda da görüşeceğimizi biliyorum zaten...

kadının gerçeği:sikilmek ve sikenine sonsuz sadakat...çok komik...

5 Mart 2010 Cuma

lanet gerçekler..

ben demiştim..bu piç başıma musallat olacak ve aile saadetini bozanı ben olarak görecek diye...gizli yapılan her şeyi hiçbir şey sanan bu zihniyetin bir kurbanı da ben olacağım sanırım...s'ye haber uçurduğumdan beri s bende ve s'nin bende kaldığını o piç de biliyor...ev ve cep tel.ime gelen aramalardan bıktığım için ev telimin kablosunu bir çekişte kopardım,cebimi de komple kapattım..ben o teli kopartırken s içli içli ağlıyordu...elindeki şarap kadehine bir dost gibi sarılmıştı..belli ki o kadeh dost olarak benden daha fazla şey veriyordu s'ye..hatta biraz da suçlar gibi de gördüm bakışlarını..sanki'ne vardı söyleyecek.haberim olmasaydı ve ben yine mutlu olsaydım'diyordu bakışları,fakat ben o suçluluk duygumu s'ye haber verdikten bir saat sonra atmıştım bile...erkeklerin ne denli güvenilemeyecek varlıklar olduğunu ve zaaflarına yenilebilecek kadar zayıf olduklarını 28 yılıma sığdırmıştım sonuçta...biliyorum ki bir erkek kabahatliyse ilk önce ezilme,özür dileme safhasına girer,affedilmezse hırçınlaşmaya başlar,suçlu olmaktan çıkıp kendini mağdur gösterir,daha sonra bu hırçınlık doz doz artıp hem kendine hem de karşı tarafa zarar verir..ben de bu sürecin ilk safhasını bir çırpıda atlayıp 2,safhasına hızlı bir geçiş yapan piçin en sıkı safhaya geçişini beklemedeyim..neyseki evin çevresinde o pis suratına henüz rastlamadık...k.ve de c. dün geceden beri bizde,koruyucu kale vazifesindeler haşmetli varlıklarıyla...son derece sıkı ve kendimize has güvenlik kalkanı oluştursak da biliyorum ki epey bir gürültü ve patırtı bekliyor beni..bir ara telimi açıp gelen mesajları okuyayım istedim..ama öyle çok sesli ve sessiz mesaj ve buna paralel öyle çok hakaret vardı ki,teli anında kapattım...bela budur işte....belki de o gün gözümün önünde kızı çatır çatır yiyen bu piçi görmemezlikten gelmeliydim...

3 Mart 2010 Çarşamba

vahim bir durum

ikilemde kalmak kötü şeydir...yapılan şeyin haklı olduğu bilinse dahi duyulan suçluluk duygusu zindanların en karasını yaşatır insana...bugünlerde ce eee dediğim koca delikte durum bundan ibaret..

durum:.arkadaşımın kocasını dışarda sarışın bir bombayla dudak dudağa görmem ve öpüşürken en şehvetengiz yüz ifadesiyle gözlerini yummuş bu göt deliğinin anlık bir refleksle gözlerini açması neticesiyle o yılan gözlerine gözlerimin değmesi..o dudaklarını sarışının kiraz dudaklarından çekmesi ve koşarak yanıma gelmesi aynı oldu şerefsizin evladının...ben yanıma geldiğinde neler söylediğini doğruyu söylemek gerekirse pek hatırlayamıyorum..gözlerimin ateşinden buhar oldu belki kelimeler..bu derece kepaze bir mahlukata bir dakikamı bile heba edemeyeceğim için yanından hışımla uzaklaştım lakin o şehvetten mora dönmüş yüzün sahibi piçi bir kalemde harcama kudretine sahip olsam da benim can arkadaşın düşeceği durum karşısında elime bir balta alıp o piçin kellesini uçurmak daha olabilir gözüktü bu olay sonrasında..telefonumun sesi bütün gün durmak bilmedi...meşgule attığım her aramanın sonunda daha ısrarlı ve daha aralıksız nı nı nı nı melodileri kulaklarımı tırmaladı saatler boyunca...sessize almak da çözüm değildi zira yarım saat sonra tel.e baktığımda 35 cevapsız çağrı gördüm...telefonu kapamam çözüm değildi,çünkü geçen akşam tanıştığım yakışıklıdan da tel bekliyodum(bencillik)....beş dakika geçmeden piçten mesaj geldi:sandığın gibi değil,anlık bir heyecan,duygusuz ve sadece o ana tabi bir öpücüktü..noolur s'ye söyleme..zaten söylemeyeceğini de biliyorum,sen s'nin en yakın arkadaşısın,onun üzülmesine kalbin dayanmaz' lafa bak sandığım gibi değilmiş...ben o iki kaltağı pişpirik oynarken görüp de hiiii sen napıooosuun desem bir nebze de yolun ortasında kızı sikmesine ramak kalmış o piçi yanlış anlıyor olmam...valla onca sinirime rağmen kahkaha attım...daha mesajı okumamla 0505........... i çevirip s'yi aramam biroldu....her şeyi anlattım..sakince dnledi....'bu akşam sen de kalabilir miyim?'dedi...her şeyinle gel dedim...bu akşam bende kalacak...biliyorum ki bu akşam uzun olacak....ve benim mücadele edeceğim bir piç daha çıktı piyasaya...kim vurduya gitmem an meselesi lakin ben en doğrusunu yaptım...yaptım da keşke bunu içimdeki ucubeye de anlabilsem diyorum....

2 Mart 2010 Salı

yes cry


bob marley'den 'no women no cry' dinliyorum...'remix' öyle bir coştum ki kendimi birden saçlarım rastalı,üstümde sadece bir bikini =),boynumda rengarenk boncuklardan bir kolye ,çubuk tutan gençlere sırıtıp,o çubuğun altından memelerimi sallaya sallaya geçerken buldum...arkaya doğru öyle eğiliyordum ki geçerken belimin kırtlaması bile kulaklarımda yankılandı yani hayalimde..sonra gelsin marihuanalar,gitsin marihuanalar...yanaklarım güneşten al al,şen kahkahalar ağzımda...ayak pamaklarımın arasına,bikinimin içine incecik kumlar girmiş,ben gülerken parmağımı da kolyeme doluyorum,bırakıyorum falan...bir şarkıyla yaptım tüm bunları...lakin şarkı bitti,ben yine ofiste,sikik suratlara bakarken buldum kendimi...saçım at kuyruklu,boynumdaki nal gibi kolyeye parmağım dolanmış...hay ebenin götü diyerek işime odaklanmaya çalışıyorum,fakat nafile..ben hala içtiğim marihuanaların etkisinde cıvıl cıvıl şıkır şıkırım....bu arada bob dostum,no women,no cry ne iş ha?keşke ölmeseydin de bir cevap verebilseydin... =/

1 Mart 2010 Pazartesi

küçük boklar

çocuk denilen ufak insanların bilmiş hallerine çıldırırım...boyundan büyük lafları görmüş geçirmiş edalarla ağızlarını büze büze söylemezler mi,şöyle elimin tam arkasını saniyede 70 km hızla indirmek isterim büzük dudaklarının üstüne...daha anne bu ne diye beyin sikecek yaştayken ders verir ifadeler,insanı bir avuç bok gibi hissettirmeye çalışan bakışlar,en ifrit olduğum hallerdir..misal annesinin lüzumsuz bir şey aldığını gören ve sen de ocağımıza incir ağacı dikeceksin diyen 6 yaşındaki velede verilebilecek yegane cevap senin ağzına sıçarım,o diktiğim ağaçları kafanda paralarım bodur bilmiş seni,cücük seni, halley isterim,kinder sörpriz yumurta isterim derken nereye dikiliyor incir ağaçları şerefsizin evladı seni gibi son derece ders verici kelime yığınlarıdır...küçük bokun ettiği lafa bakın hele...incir ağacıymış,ocakmış...sonracıma kendisini anlamadığını düşündüğü ablasına seninle ayrı dünyaların insanıyız,beni anlaman mümkün değil diyen 4 yaşındaki velede ne demeliyiz?lan kıpti ne dünyası,ne ayrılığı lan?senin bileceğin tek dünya annenin kan revan içindeki rahmidir...böcük kadar beyinleriyle böyle ahkam keserler işte etrafa.sonra ise ama ama amalı tekrarları sık nefeslerle bezeyip çevreye rajon kesen bu güdük mafyalar her ne hikmetse keyiflerine paralel gitmeyen bir durumda tepin tepin ağlayıp etrafı salak,manyak hatta fırlak babaları olanlar ananıskimlere boğabilirler..e nerde deminki ordinaryus dışkısı güçük veletler?çocuk çocuk gibi olacak çocukluğunu bilecek dostum bunu bilir bunu söylerim...bunu söylerim de o lafları yerli yerinde,cukka anlamda kullanan bu çocuklar için de bolca oha yaa'larım da mevcuttur hem de küçümsenmeyecek meblağlarda...

küfür etmek lazım bazı zamanlar

orta ikiye kadar altıma kaçırdım ben...her akşam gecenin yarısı anlamsız bir dürtelemeyle uyanır,sırılsıklam olmuş apış arama bakar,yok yok bu sidik değil,ter olmalı diye kendime inanmadığım telkinler verir,sonra da o sidik içinde uyuyamayacağım için kalkar,banyodaki sobayı yakamadğım için de buz kesmiş sularla belimden aşşağımı tahretlerdim...bunu fark eden meslek-i ebeveynin kadrolu dırdırcıları beni bir psikoloğa götürmekten ziyade yıka kıçını başını da ,evlendiğinde de çocuğun olmasın zırvalarıyla sidiğin koynuna daha bir derinden atarlardı beni...ben hemen hemen her gece kalkar ,aaaa bu sidik değil ter olmalı der,sonra olamayacak çocuklarımı düşünür,kahrolur,yeniden yatağın o sıcacık ortamında büzüşür,lakin sikiim çoluğunu çocuğunu der( derdim,o zaman da ağzım çok pisti benim)kalkar,yine şakır şukur buz gibi sularla yıkanırdım...kıçımın başımın diri olmasını belki de o zamanki soğuk su presslerime borçluyum... =)...bir de asabiyetimi...bu bahsettiğim asabiyet gecenin yarısı o şakır şukur su sesiyle uykusundan zıplayan desbot babafendi yine mi yıkanıyorsun bea diye bağırdığından ve benim kıçımın sidiğiyle sesimi çıkarmayıp sanane ne lan kodumun çocuğu laflarını içime atmamdan dolayı kronikleşen bir asabiyet..gardımı almış, iki elimi, parmaklarımı birbirine bitiştirip hayali t'lere benzeterek ,ağzımda da göbeğini siktiminin,götten doğma laflarıyla her an atlamaya hazır ve nazır eden asabiyet...belki bugün bu yaşımda artık altıma işemiyorum...gecenin bir yarısı uyanıp altıma baktığımda apış aram 80 derecelik bir çöl kadar kupkuru...lakin hala küçükken beynime nakşedilen çocuk meselesinde takık kaldım....gecenin 2'si belki de 3'ü soğuk sularla pis bir deliğe akıttığım doğurganlığım hala aklımda...bu siktiminin dünyasında karnımdan konuşmayı belki de bu yüzden istiyorum....